Bugün 21 Mayıs 2012 Pazartesi

Rss Twitter Facebook App Store

olay

 

Dolar 1.8345 dolar Euro 2.3365 euro IMKB 56621 imkb
  • goog
  • digg
  • twit
  • face

22 Şubat 2012

Orhan GÜNEY

Orhan GÜNEY

orhanguney@olaygazetesi.com.tr

Herkese eşit aday!

Beşiktaş’ı borç batağına sürükleyen, stadyumlarda istenmeyen, amacı şike davasında kendi kulübünün de aralarında bulunduğu kulüpleri kurtarmak olan bu arkadaş, bırakın başkan olsun!

Akla ve mantığa sığmayan garip şeyler oluyor... Hani derler ya “Mantığın bittiği yerde askerlik başlar” diye... Meğer, Türk futbolu için de geçerliymiş bu söz.
 
Şimdi şöyle bir süreci hatırlayalım;
 
3 Temmuz 2011 bir milat oldu... Kirli çamaşırlar döküldü, temizlik başladı. Yani, takke düştü kel göründü.
 
Buna karşın futbolu yönetenler ne yaptı?
 
Futbol altın kuralı “Basit oynamayı” beceremedi.
 
Kendi koydukları kuralı uygulamak yerine şike ve teşvik primi operasyonunda adı geçenleri kurtarma çabasına girişti. Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor değil de Karabükspor, Orduspor, Gaziantepspor vs.. gibi kulüpler bu işin içinde olsalardı aynı gayreti gösterirler miydi, orası soru işareti?
 
Fenerbahçe’nin küme düşürülmemesi için pazarlık yapanlar aynı Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne göndermedi... Tutup, iddianamede adı geçen Trabzonspor’u UEFA’dan alıp Şampiyonlar Ligi’ne koydu.
 
Özrü kabahatinden beter.
 
58. madde bir kereliğine uygulanmasın, biz puan silelim diyerek genel kurul yapıldı... TFF, çırak çıktı. Kulüpler Birliği Başkanı olarak kürsüye çıkan Yıldırım Demirören, M.Ali Aydınlar’ı güven tazelemeye davet etti, “Fenerbahçemiz” dedi. Kendisine cevap gecikmedi, “Bizi güven tazelemeye davet edenler, asıl güven tazelemesi gerekenlerdir.”
 
Sonra ne oldu?
 
TFF ile UEFA ve FIFA arasındaki görüşmeler/yazışmalar patlak verdi.
 
Mehmet Ali Aydınlar, kendisine gösterilmediğini iddia ettiği belgenin, personeline tarafından da ulaştırılmama çabaları nedeniyle kalktı istifa etti.
 
Baktık ki, televizyonlarda açıklama yapıyor; “Fenerbahçe suçsuz çıkarsa uğradığı maddi kaybı cebimden öderim. Yeni gelecek yönetim, bir an önce karar vermeli. Benim asıl hedefim Fenerbahçe’ye başkan olmak” gibi ifadeler kulandı, komik duruma düştü. Ve kimse, “Arkadaş, millete akıl vereceğine kendin niye yapmadın?” diyemedi. Üstüne, kararından vazgeçirmeye bile çalışıldı.
 
Bir tek Aziz Yıldırım, kendisinden sonra başkanlığa layık gördüğü Aydınlar’a, “Fenerbahçe’ye asla başkan olamayacaksın” dedi.
Bu sırada Kulüpler Birliği, seri toplantılar yaparak Türk futbolunu kurtaracak! başkan arayışına girişti, “Daha önce görev yapmamış başkan istiyoruz” kararı verdi, Şenes Erzik’i hedef gösterdi. Oysa ki, Şenes bey daha önce başkanlık yapmıştı. O da, önce “tamam” der gibi yaptı ama baktı ki, pabuç pahalı topu UEFA ve FIFA’ya attı.
 
“İstanbul kulüpleri kendi arasında kavga ediyor” diyen Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, tuttu Anadolu kulüplerini Ankara’da topladı.
Hedef, “Herkese eşit yakınlıkta olan, cesur bir başkan” bulmaktı.
 
İsimler, isimler, isimler derken gün geldi, adaylar er meydanına çıktı... “Bu kaosu ben çözerim” diyen 21 cesur yürek! Türk futbol tarihinde bir ilkti bu.
 
Göze hemen 3 isim çarptı, Yıldırım Demirören, Ata Aksu, Kürşad Tüzmen. Diğerlerinin ki, biraz reklam kokan hareketler olarak algılandı. Tüzmen, dün sabah yarıştan çekildi.
 
14 kulüp, Demirören’i işaret etti... Sorsak, “Neden” diye çıkıp bir tanesi mantıklı cevap veremez, çünkü, “Mantığın bittiği yerde Türk futbolu başlar.”
 
Şimdi burada biraz duralım... Adayımızı bir tanıyalım... Yıldırım Demirören kim?
 
Şike ve teşvik primi operasyonunda yöneticisi, teknik direktörü tutuklanan, adı iddianamede bolca geçen Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün 2004 yılından bu yana başkanlığını yapan isim... 17 milyon dolar borçla devraldığı kulübün borcu şu an 488 milyon TL... Oysa ki, gelirler iki katı artmış, en büyük paylardan birini de BJK almış. Kendisinin kulüpten alacağı rakam ise 97 milyon TL. Hadi bunları geçtik diyelim. Sayın Demirören, kendi takımının maçlarına gidemeyecek kadar sevilmiyor... “Yeter Demirören” tezahüratlarını bizzat Beşiktaş taraftarı benim için değil her maç koro halinde ona söylüyor.
 
Geçen hafta, ismini vermeyen bir Beşiktaş yöneticisinin aynen şöyle bir ifadesini okudum; “Yıldırım Demirören başkanlığı bırakırsa felaket olur.”
 
Şimdi bende gayet masum bir şekilde Yıldırım Demirören ve onu destekleyen kulüplere soruyorum, “Hani eşitlik?”
 
Ben size söyleyeyim; küme düşme, puan silme olmayacak, gerekirse Avrupa Kupaları’na katılınmayacak. Onların eşitlik ilkesi bu.
 
Herkese eşit başkan adayımız! dün, “Gerekirse 3-5 yıl Avrupa’ya gitmeyiz” deme cehaletinde bile bulunmuş.
 
Beşiktaş’ı borç batağına sürükleyen, stadyumlarda istenmeyen, amacı şike davasında kendi kulübünün de aralarında bulunduğu kulüpleri kurtarmak olan bu arkadaş, bırakın başkan olsun, bundan da hevesini alsın!
 
Zaten, Türk futboluna bir yıldırım düşmediği kalmıştı!
 


Spor Yazarları
  • Beytullah SÜAT

olay

  • olay
  • olay
  • olay
  • olay
  • olay

Ana Sayfa - Künye - Reklam - Üye Girişi - İletişim

Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2008 - 2011 Olay.com.tr

olay

Sitemizde şu an 424 ziyaretçi bulunuyor

ajanslar iha aa cihan