18:11 | 21 Şubat 2012
’Türkiye’de bir anayasa sorunu vardır’
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Türkiye’de bir anayasa sorunu bulunduğunu ve yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunu belirterek, ’Yeni bir anayasa sıfır sorunlu bir anayasa için değildir ama bu anayasadan kaynaklanan sorunları hiç olmazsa asgariye indirebilmek bakımından yeni bir anayasa ihtiyacı var’ dedi.

TBMM Başkanı Çiçek, Türkiye Müteahhitler Birliği ve Vakıf 2000 tarafından düzenlenen ’Yeni Anayasa’ konulu konferansa katıldı.
Türkiye’nin gündeminin sürekli değiştiğini ancak gündemde yeni anayasa konusunun bulunmadığını ifade eden Çiçek, ’Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır. Daha doğrusu Türkiye’de bir anayasa sorunu vardır’ dedi.
Türkiye’nin tek sorununun anayasa olmadığını, birçok sorunu bulunduğunu dile getiren Çiçek, ’Ama bunlardan ayrı olarak da bizatihi bir anayasa sorunu var. Bir de anayasa değiştiğinde sıfır sorunlu bir Türkiye olmayacak. Bunun da altını özellikle çizmek isterim’ diye konuştu. Ancak bu sürece gereğinden fazla anlam yüklenmemesi gerektiğine işaret eden Çiçek, ’Yeni bir anayasa sıfır sorunlu bir anayasa için değildir ama bu anayasadan kaynaklanan sorunları hiç olmazsa asgariye indirebilmek bakımından yeni bir anayasa ihtiyacı var’ vurgusunu yaptı.
Mevcut 1982 Anayasası’nın 60 yıllık çok partili siyasi hayatın 30 yılında var olduğunu belirten Çiçek, 1982 Anayasası’nın daha yapılışı sırasında itirazlar dile getirildiğini, ardından da sık sık bu itirazların gündeme geldiğini hatırlattı.
1982 Anayasası’nın bugüne kadar 17 kez değiştiğini, bunun ortada bir sorun bulunduğu anlamına geldiğini vurgulayan Çiçek, yapılan 17 değişikliğe rağmen mevcut anayasanın toplumun ihtiyacına cevap vermediğine dikkati çekti.
Genel seçimin ardından TBMM’deki siyasi partilerin yeni bir anayasa yapılması hususunda görüş birliğinde olduklarını hatırlatan Çiçek, bunun için bir uzlaşma komisyonu kurulması, çalışmanın Meclis başkanlığında yürütülmesi, toplumun tüm kesimlerinin görüşlerinin alınması hususunda uzlaşmaya vardıklarını ve çalışmalarını bu çerçevede yürüttüğünü belirtti.
Yeni anayasanın oluşumu konusunda toplumun tüm kesimlerinin görüşünün alınmasının önemine işaret eden Çiçek, mevcut anayasanın yapıldığı dönemde toplumun devleten beklentilerinin farklı olduğunu, bugün ise toplumun önceliklerinin değiştiğini, hak ve özgürlükler konusunun ön plana çıktığını, yeni düzenleme yapılırken de özgürlük ve güvenlik dengesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bildirdi.
Artık birey merkezli düzenlemelerin öne çıktığını vurgulayan Çiçek, 1982 Anayasası’nın siyaset kurumu suçlanarak yapıldığını, ’vesayet anayasası’ kavramının da buradan kaynaklandığını söyledi. Söz konusu anayasanın siyaseti dışlayan ve kötüleyen bir özellik taşıdığını belirten Çiçek, yeni anayasada ise devlet organlarının konumunun yeni baştan tanımlanarak, siyasetin nerede duracağının düzenlenmesi gereğine işaret etti. Çiçek, yeni anayasa tartışmalarının toplumun gündeminde olmaması halinde bazı işlerin yürütülmesinin zorluğunu dile getirdi.
Sivil toplum kuruluşlarına bu yönde yazılar yazdıklarını ancak bekledikleri gibi yanıt alamadıklarını anlatan Çiçek, ’Biz anayasa sorununu halen 1/1.000.000 ölçeğinde konuşuyoruz. Bunu 1/1000’e indirme mecburiyetimiz var. Mayıs ayından itibaren bir taslak metin yazmaya başlayacaksak artık işin peşrev kısmı bitmiş oluyor, ne nedir, ne ne değildir, bunu ortaya koymamız lazım. Bu konuda siyasi partilerin ne tür bir hazırlığı olduğu mayıstan itibaren ortaya çıkacaktır’ ifadelerini kullandı.
’Siyasi partilerden yeterli geri dönüşüm alamadık’
Siyasi partilerden yeterli geri dönüşümler alamadıklarını, somut öneriler gelmediğini kaydeden Çiçek, yeni anayasada nasıl bir model olacağı konusunun da önem taşıdığını söyledi.
Son yıllarda yasama, yürütme ve yargı organlarından en çok yasamanın yıprandığına dikkati çeken Çiçek, yeni düzenlemede yasama ve yargının nerede duracağı, yürütmenin modelinin ne olacağı konusunda yeterli görüş bildirilmediğini ifade etti.
Sadece uzman görüşlerine dayanarak bir anayasa hazırlamak istemediklerini vurgulayan Çiçek, şöyle konuştu:
’Bu defa farklı bir yolla anayasa yapmaya çalışıyoruz ki yapıldıktan sonra, yapabilirsek, bir daha uzun süre Türkiye bu tartışmalarla zaman kaybetmesin. Anayasadan kaynaklanan bir kısım sorunlarla Türkiye’yi çok yoruyoruz. Bir aylık ajans bültenlerine, gazete manşetlerine bakın, bunların bir kısmının bir şekilde anayasayla da bağlantısı olduğunu göreceksiniz. Toplum yoruldu.’
Bu tür tartışmaların artık bir sonuca vardırılması gerektiğine işaret eden Çiçek, ’Uzlaşı anayasası olacak, olmalı. Bu anayasanın içinde ben de varım, başkaları da var. Herkes kendine göre bir anayasa yazacaksa bu o kesimin iç tüzüğü olur, o kesimin parti tüzüğü olur’ dedi.
’Uzlaşmak gibi bir mecburiyetimiz var’
Çiçek, ortak bir noktada buluşularak yeni bir anayasa yapılmasının gereğine işaret eden Çiçek, şöyle konuştu:
’Uzlaşmak gibi bir mecburiyetimiz var. Uzlaşmazsak ne olur. Zaten bu yeni anayasa yapım sürecindeki en önemli dinamik de budur bence. Eğer yeni bir anayasa yapamazsak 30 yıldır şikayet ettiğimiz bu anayasaya bir 30 yıl daha en az hayat hakkı tanımış oluruz. Çünkü bir daha bu tablonun Türkiye için mümkün olup olamayacağı konusunda emin değilim. Bugün Meclis’te yüzde 95 vatandaş temsil ediliyor. Yüzde 80’in üzerinde vatandaş katılarak bugünkü Meclis oluşturulmuş. 4 parti de biz bu işi yapacağız demiş. O halde bu 4 partinin teşvik edilmesi lazım. Bu partilerin fikren desteklenmesi lazım.’
Türkiye’nin bu tür tartışmalarla yoluna devam etmesinin zorluğunu dile getiren Çiçek, Türkiye’nin AB’ye tam üye olabilmesi için kendi yönetimini, mevzuatını, kurumsal yapılarını benimseyip sürdürmesinin önemine dikkati çekti.
Kanunların anayasaya uygunluğunun şart olduğunu hatırlatan Çiçek, ’Ama geldiğimiz noktada anayasayı dikkate alarak kanun yapacaksanız, AB mevzuatında sıkıntı yaşıyorsunuz. AB mevzuatını dikkate alırsanız o zaman da anayasa, anayasa yargısı bakımından sıkıntı yaşıyorsunuz. Türkiye’yi bu açmazdan da kurtarmak lazım’ şeklinde konuştu.
’Tecrübesi olanların yol göstermeleri önemli’
Bu konuda bu dönem gerekenin yapılmasının şart olduğunu vurgulayan Çiçek, bunun için önlerinde fazla bir zaman olmadığını söyledi. Çiçek, ’Bu değişiklik bu senenin sonuna belli bir noktaya getirmek gibi mecburiyetimiz var. Hem sorumluluğumuz var, hem hedefimiz var’ dedi.
2013 ve 2014 yıllarında art arda seçimlerin gündeme geleceğini hatırlatan Çiçek, bu dönemde yeni anayasanın gündeme gelmesinin zorluğuna işaret etti.
TBMM’deki siyasi partilerin de bu senenin sonuna kadar çalışmaları belli bir noktaya getirme konusunda uzlaşıya vardıklarını hatırlatan Çiçek, bu konuda tecrübesi olanların kendilerine yol göstermelerinin önemli olduğunu sözlerine ekledi.